Diğer Yazı Başlıkları

Referandum: Türk milliyetçilerinin Emevi-Arap kültür emperyalizmi ile imtihanı

​Anadolu topraklarına Türkmen boylarının göç sürecinde başlarında beyleri ve inanç önderleri olan pirleri vardı.Geniş aile kültürü egemendi.Eşler arasında eşitlik, ailede ise en yaşlı hanımın otoritesi öncelikli bir yapı söz konusu idi.

 

                           Türkmen Alevi aile yapısı diyebileceğimiz bu yapı Anadolu’da hakimdi.

Bu aile yapısının günlük yaşama yansıması ise kaç-göç olmaması,evli-bekar hanımların yaşamın her alanında bulunması gibi sonuçlar veriyor idi.Tarihi araştırmalar kadın savaşcıların,kadın komutanların,kadın inanç önderlerinin,kadın tüccarların varlığını ortaya koyuyor.

 

                            Anadolu topraklarına hakim olabilmiş bu yapı bu topraklarda yaşamış önceki kültürleri Alevi-İslam itikati içinde eritmiş idi.Yavuz namındaki Osmanlı sultanı Selim ile bu yapı şiddet ve katliam kullanılarak dönüştürülmeye çalışılmış ve bugün itibari ile önemli mesafe almıştır.

 

                           Milliyetçilik denildiğinde yukarıda ifade etmeye çalıştığım hususlara karşı duyarlılık anlaşılır.Türk kültürü;yani aile yapısı,dini inanç-itikat, gelenekler , yazılı ve sözlü edebiyat,müzik,sanat,yeme-içme alışkanlıkları,giyim-kuşam alışkanlıkları gibi verilere göre bügün maalesef sadece Alevi-Türkmen’ler içinde yaşamaya çalışıyor.

 

                           Türk milliyetçisi olduğunu ifade eden büyük çoğunluk köklerinden kopmuş ve Arap emevi kültür emperyalizminin etkisi altında bocalamaktadır.

 

Aile yapısı; kadın-erkek eşitliği ve yaşlı hanım hakimiyetinden erkek egemen yapıya dönüşmüştür.Kadın toplum dışında-ev içinde bir hayata zorlanmıştır.

 

Dini inanç-itikat; mazlum imam Hasan-İmam Hüseyin ve evlatlarının safında olmaktan uzaklaşıp Emevi ve Abbasi hanedanlarının safında olmaya dönüşmüş ve toplum hak, hukuk, adalet ve merhamet den uzaklaşmıştır.

 

Gelenekler; hakka yürümüş atalarının-pirlerinin mezarlarını ziyaret etme-kutsama ve onların aracılığı ile Allaha(CC) yakarma geleneği terk edilmiş,Tabiatı kutsama ona saygılı yaşama terk edilmiş ve her şey insan için yaratılmıştır anlayışı hakim kılınmıştır.Bu anlayış doğayı tahrip etmekten çekinmemiş ve bugün yaşadığımız doğal afetler için zemin oluşmuştur.

 

Yazılı-sözlü edebiyat; Türk dili ile yazan-söyleyen ozanlar,yazarlar horlanmış,Arap-Acem dili ile yazan söyleyen baş tacı edilmiştir.Bugün çocuklar daha küçücük yaşta kuran kursu uygulaması ile Arap diline özendirilmekte ve kendi Türk kültüründen uzaklaştırma sistematik bir şekilde devam etmektedir.

 

Müzik ; Türkmen toplumunun sevincini,kederini,umudunu,öfkesini,aşkını,inancını ifade ettiği türkülerin yerini Arap-Acem dili ile ilahiler,dualar almıştır.

 

Sanat,giyim-kuşam,yeme-içme alışkanlıklarının geleneksel Türk kültürüne ne kadar yabancılaştığına örnekler vermek bu yazı metninin hacmini aşar.Yurdumuz insanını her yönü ile dönüştürme süreci son on yılda en hızlı mesafeyi katetmiştir.Petrol zengini Emevi-Arap hanedanları ile Atlantik ötesi Emperyal güc ve ülkemizdeki yerli dinci işbirlikçileri Anayasa oylaması ile son gölü atma ve maçtan kesin galip ayrılmak istemektedirler.

NOT: Bu yazı anayasa nın halk oyuna sunulmasından önce yazılmıştır.

KAZIM YAMAN      

Twitter : @Kazim__Yaman

Mail : kazimyaman@babamansur.org.tr