Diğer Yazı Başlıkları

NE YAPMALI (5) Atlantik ötesi-dinci ittifakı ve direnen kurumlar

​NE YAPMALI (5) Atlantik ötesi-dinci ittifakı ve direnen kurumlar  

 

 Anadolu coğrafyasının son ikibin yılına dinler tarihi pencerisinden bakıldığında ilk bin yılda Hiristiyan dini ,İkinci bin yılda ise İslam dini bu coğrafyaya damgasını vurdu.Anadolu’da Hiristiyan dininin etkinliği, Doğu Roma İmparatorluğunun (Bizans) Akıncı Türkmen beyleri eliyle yıkılması ardından son buldu.

 

Bizans,Selçuklu,Osmanlı derken dokuz asır sonra Anadolu’nun tekrar Hiristiyan batının egemenliğine geçmesine ramak kalmıştı ki,Mustafa Kemal Paşa ile süreç kesintiye uğradı.Sevr Antlaşması ile Osmanlı Ordusu terhis edilmiş, silahlarına işgal kuvvetlerince el konulmuş iken ,tuzu kuru Osmanlı münevverleri,Tüccarları,Esnafı,Din adamları İngiliz,Fransız,Alman çıkarlarını savunan cemiyetlerde geleceklerini emniyet altına almak gayretinde,köylü ise geçim derdinde ve Osmanlı hanedanı ile Halife Efendilerinin selametine duacı  idiler.

 

Geleneksel Alevi öğretisi Selçuklu döneminde Anadolu da hayat bulmaya başlamış,Osmanlı öncesi Beylikler döneminde gelişmiş,Osmanlı sultanı Selim(Namı:Yavuz) dönemine kadar süreç kansız-katliamsız gelmiştir.Sultan Selimden Osmanlı hanedanlığının son bulduğu tarihe kadar yaklaşık 400 yıl baskı-şiddet ve kıyım Anadolu Aleviliğinin kaderi olmuştur.Dört asır süren baskı-kıyım döneminden sonra Cumhuriyetin ilanı ile biraz nefes alabilen Alevi öğretisi ve insanı için şimdilerde yeni bir süreç başlıyor. 

 

Cumhuriyeti kuran irade kuruluş felsefesini de tüm açıklığı ile ortaya koymuş,devletin idaresinin aklın ve bilimin egemenliğine göre olacağını ilan etmiştir.Devletin din esasına veya ırk esasına veya sınıf esasına göre idare edilemeyeceği kurucu irade tarafından kesin bir biçimde ortaya konulduktan sonra dahi bazı çevreler çabalarından vazgeçmemişler ve bugün itibarı ile Emperyal güçlerin desteği ile amaçlarına ulaşmakta önemli mesafe alabilmişlerdir.Devleti ve toplumu Dini esaslara göre(ilahi kelamı işine geldiği gibi yorumlamak-Emevilik) idare etme heveslileri, Emperyal güçlerin desteği ile Cumhuriyetin kuruluş felsefesine bağlı tüm kurumların üzerinde(Meclis,Üniversite,TSK,Yargı) baskı-yıldırma ve tasfiye-dönüştürme operasyonu yapma aşamasından Cumhuriyetin kurucu kadrolarını(İsmet İnönü) ve kurumlarını(TSK,CHP) toplum nezdinde aşağılama ve küçük düşürme aşamasına gelmiştir.

 

Toplumdaki Demokrasi taleplerinin,temel insan hak ve özgürlük taleplerinin, devleti ve rejimi dönüştürme amacına hizmet eder hale getirilmesi süreci yerli dinciler ile Emperyal güçler işbirliğinde sonuç almak üzere(Anayasanın değişikliği).Toplumun tüm kesimlerini bu süreçte etkisizleştirmeyi başarabildiler(özelleştirmeler-tehdit-şantaj ile sermayeyi,Ergenekon davası ile ulusalcıları,demokratik açılım oyalaması ile Sosyalistleri ve  Kürt’leri,Alevi çalıştayları ile Alevi’leri,Avrupa birliği üyeliği hikayesi ile liberalleri,Tek bayrak-millet söylemi ile Türk milliyetçilerini)

 

Yukarıdaki parantez içinde ifadesi bulan “uyutulan kesimlere”, samimi dindarlarıda dahil etmek lazım.Yaşadığımız süreci yönlendiren güçler bunu başarırlar ise eğer,yeni dönem hiçte samimi dindarların beklediği gibi olmayacak.Süreci yönlendiren Emperyal güç; “Sözde milliyetçi” 12 Eylül darbecilerine nasıl tam bağımsız Türkiye sevdalısı gençleri kırdırdı ise,aynı güç “Sözde Din mücahitlerine” zamanı geldiğinde samimi dindarları hedef gösterecek.Bugün çok eleştirilen yargının yerine çok uluslu şirketlerin ve arkasındaki Emperyal güçün hukuku yerleştiğinde yada gene çok eleştirilen Ulusal Ordunun  Emperyal gücün ve onun çok uluslu şirketlerinin güvenlik kuvvetine dönüştüğünde,Anadolu coğrafyasının Hiristiyan köklerine dönme sürecide başlamış olacaktır.Üstelik bu sürece sözde Müslüman Din Mücahitleride nezaret etmek zorunda kalacaktır.

 

Anadoluyu yurd edinen seyidler; Hak-Muhammed-Ali yolunda,zalimin karşısında-mazlumun yanında,adalet-merhamet-eşitlik için  mücadele etmeye hazır mı ?   

 

Twitter : @Kazim__Yaman

Mail : kazimyaman@babamansur.org.tr