Diğer Yazı Başlıkları

NE YAPMALI( 4) Yaşadıklarımızdan Ders Alacakmıyız

​             Kısa süre önce yaşadığım bir olayı, gelecekte yaşanması kuvvetle muhtemel olayların ayak sesleri olduğuna inanmasaydım bu olayı internet sitemizde sizinle paylaşmaz idim.

 

             Mart ayı başında bir cumartesi günü idi,öğleden sonra kadıköy’de bir toplantıya katılacağım,oturduğum semt’deki berberin koltuğuna saç-sakal tıraşı için oturduğum sırada kaba-saba bir kişi içeri girdi.Berber dükkanın girişine sırtım dönük oturmama rağmen önümdeki büyükçe aynadan giren kişiyi görüyorum.Berber dükkanında benden başka müşteri yok o esnada.Berber kalfası gelen kişiyi boş bir koltuğa oturtup önlük bağladığı esnada benimle meşgul olan berbere laubali bir şekilde seslendi”seni cumada göremedim,neye gelmedin oğlum”yanıt alamayınca devam etti”Oğlum Serkan önümüzdeki seçimde o parti-bu parti anlamam oyu bölmek yok,bir dönem daha iktidarda kalmalıyız” Berber her zamanki ağırbaşlılığı ile cevap vermeden benim saç traşımla meşgul iken adam kaba-saba konuşmaya devam etti”baba istanbul’da……yere gelecekmiş”

           

            Berber kalfası adamın tıraş önlüğünü bağladığı sırada merakla sordu”kim geliyor ?, baba dediğin kimki ?”adam kendisini tıraş etmeye hazırlanan berber kalfasına sesini çatallaştırarak “Oğlum kaç tane baba var bu memlekette,Tayyip baba,Tayyip baba” diye üstüne basa-basa cevap verdi.Berber kalfası ergenlik sonrası yaşının verdiği saflıkla adamın fanatikliğine aldırmadan söylendi”ben Atatürk’den başka baba tanımam”.Hiddetlenen adam sesinin olanca kulak tırmalayan tonuyla”Oğlum hangi okulda öğretiyorlar size bunları,bize dinimizi yasaklayan Atatürk denen ……..siz adam yattığı yerden kalksa kellesini ben uçururum” dedi ve devam etti “babam bu yaşa gelmiş hala kulfu Allah diyor”.

           

            Babasının ihlas suresini hala yanlış okumasından,dinin yasaklamasına kadar her türlü melanetlik ile suçladığı kişi Gazi Mustafa kemal Atatürk.Emevi şeriatı ile ruhu ve vicdanı kirlenmiş bu adamın söylem ve davranışlarına daha fazla dayanamayıp “burası siyaset meydanımı kardeşim”demem üzerine oturduğu koltuktan hiddetle kalkıp üzerime saldırması aynı anda gerçekleşti.

        

            Berber ve kalfası, adamın bana saldırmasına engel olmaya çabalarken adam ağzına gelen hakaret ve tehtidleri  yağdırmaya devam etti.Adamı berber dükkanından dışarı çıkarırlarken tehdit ve küfür etmeye devam ediyordu.Şiddet ile beslenen ve düşman olmadan yaşayamayan,ruhu ve vicdanı kirlenmiş bu tipleri cesaretlendiren bir siyasi atmosfer var.

Bir süredir basına yansıyan kısmı ile dahi biz Alevi-islam inançlı kitleyi kaygılandıracak gelişmeler var.Kendi kendine durumdan vazife çıkaran ve kolayca;kendisi gibi düşünmeyen, inanmayan,yaşamayan,davranmayan kişi yada kesimlere karşı şiddete yönelen bu kişilere engel olacak bir kurumda ne yazık ki yok.Bu nedenle kendi can,mal ve namus emniyetimiz için savunma tedbirleri almakta gecikmemeliyiz. 

       

           Yüzyıllardır vatan bilip uğruna can verdiğimiz bu topraklarda barış içinde yaşama gayretimiz ne yazık ki hep karşılıksız kaldı.İliklere kadar işlemiş Emevi zihniyeti her devirde bir başka kılıkta karşımıza çıkar.Güce tapar,güçlünün hukukuna rıza gösterir bundan çıkar umar ve tüm bu zavallılıklarını Allahın emri,Kuranın hükmü,Peygamberin sünneti diyerek İslamın arı-duru özünü ve saf imanı tahrip eder.

      

            Son 30-40 yıl yaşadığımız kıyım ve hakaretler (Maraş,Çorum,Malatya,Sıvas)

bizim kendimizi sorgulamamızı zorunlu kılıyor.Yaşadıklarımızdan çıkaracağımız dersler olmalı,Alevi-islam inanç,itikat ve öğretisi ”yetmiş iki millete bir nazar ile bakarız” der diye dostumuzu-düşmanımızı ayırt etmeyecekmiyiz ?, Dosta güven, düşmana korku verecek bir birlik ve dayanışma sergilemenin zamanı gelmedimi ?, Kurumlarımızı yönetme sorumluluğunu almış canlarımızın farklılıkları değil ortak paydaları öne çıkarma sorumlulukları yokmu?

 Twitter : @Kazim__Yaman

Mail : kazimyaman@babamansur.org.tr