Diğer Yazı Başlıkları

NE YAPMALI (3) 1995 Gazi olayları

​12 Mart 1995 Akşam vakti ve Televizyon’da Gazi mahallesi ve olaylar,haber bülteni çatışma diyor.Kim kiminle çatışıyor?Maraş katliamı da aynı ifadeler ile haber yapılmıştı,kaygılıyım.

 

Her türlü ateşli silah ile donanmış güvenlik kuvvetleri bir yanda, Gazi cem evi izasında yolu ulaşıma kapayıp slogan atan mahalleli diğer yanda.Çatışma dendiğinde tarafların her ikisininde ateşli silah kullanıyor olması lazım gelir,ancak bu önemsiz bir ayrıntı gazeteciler için.

 

İçimdeki sıkıntı her saat artıyor,haber bültenleri gazi mahallesine giriş ve çıkışların yasaklandığını söylüyor.Kendimi kıyıma seyirci kalan biri gibi hissediyorum,bir an önce gazi mahallesine gitmek orada olmak istiyorum.Ancak eşim gecenin bir vaktinde oraya gitmenin mümkün olmadığına beni ikna ediyor.

 

13 Mart sabahı aracımla gazi mahallesine doğru yanımda bir arkadaşım ile hareket ettik.

Küçükköy merkezde DSP ilçe yöneticisi bir arkadaşın bürosunda mola verip mahalleye nasıl girebiliriz sorusuna yanıt aradık .DSP ilçe yöneticisi arkadaşımız rahmetli Bülent ECEVİT’in gelme ihtimalinin olduğunu söyleyince beklemeye başladık.Birkaç saat sonra haber doğrulandı ve rahmetli Bülent ECEVİT bölgeye geldi.Bizde hızla bulunduğu yere ulaşıp, üç-beş araçtan oluşan konvoydaki araçlardan birine bindik.

 

Gazi cem evine doğru çıkan ana yol cem evine yüz yada biraz fazla bir mesafe kala emniyet kuvvetlerince panzerler ile kapatılmış ve geçiş için izin verilmiyor. Sizin emniyetinizi sağlayamayız buradan ileriye gitmeyin diyen emniyet mensuplarını Rahmetli ECEVİT umursamadı.Benimde aralarında olduğum bir grup polis noktasından Gazi Cem evine doğru hareket ettik.Rahmetli ECEVİT’in içinde olduğu araç önde partili bir grup ile beraber biz yaya olarak arkada barikat noktasına yirmi-otuz metre kala durduk ve ECEVİT araçtan indi.

 

Cem evi önündeki barikatta hareketlenme ve slogan sesleri yükseldi. ECEVİT barikata doğru birkaç adım anca atabilmişti ki taş ve sopa yağmuru altında kalmamız bir oldu.Barikatın gerisinde toplanan Gazi mahallesi sakinlerine hem başsağlığı hemde sukunet telkin etmek için bölgeye gelen ECEVİT hiç ummadığı bir tepki ile karşılaştı.Taş sağanağı altında hızla gerisin geriye dönmek zorunda kaldı,kaldık.Benim ve arkadaşımın gazi mahallesine girmek ve halkın yanında olma arzumuz, cemevi önündeki bu barikata takıldı,kaldı.

 

Olayların üzerinden 15 yıl geçtikten sonra bu anımı bir yazı konusu yapıp paylaşmak benim için kolay olmadı.Olayların olduğu alanın yani gazi mahallesininin tüm giriş ve çıkışlarının

emniyet kuvvetlerince kapatılması ve ancak bir siyasi partinin genel başkanı ile beraber mahalleye girebilmek, o gün hissettiklerimi özetleyen en doğru tanım “ÇARESİZLİK”.   

 

Gazi mahallesinde birkaç günde 17 masum insan ateşli silah ile katledildi.Açılan davada 20 polis yargılandı,18 polis beraat etti,polis Adem ALBAYRAK 4 kişiyi öldürmekten 6 yıl 8 ay, polis Mehmet GÜNDOĞAN 2 kişiyi öldürmekten 3 yıl 9 ay ceza aldı.Yargıtay mahkeme kararını bozup suçluların daha hafif bir ceza alacağı TCK Md.49 dan yargılanmalarına karar verilince madur yakınları davadan çekildiler.Yeniden yargılanan iki polis memuru daha hafif bir ceza ile cezalandırıldılar.

 

Dava İstanbul yerine Trabzon’da görüldü.Madur aileler 5 yıl boyunca 31 kez Trabzon iline gitmeye ve her türlü baskı,yıldırma ve hakarete göğüs germeye zorlandılar.”Müslüman-sunni-sağcı-Türk” kalıbına uymamanın ağır bedelini ödemek bu sefer onların hissesine düştü.

 

Alevi’nin, Kürt’ün, Solcu’nun, Ermeni’nin, Rum’un,Roman’nın,olmadığı bir Türkiye özlemi içinde olan kesimler korkutma,sindirme,yıldırma,asimile çabalarına devam edecekler,buna hiç şüphe yok.Bu çabalarından sonuç alınamadığını gördüklerinde tekrar bir kitlesel şiddete yönelmeyeceklerini kim garanti edebilir.Öyle ise “Ne Yapmalı”

KAZIM YAMAN

Twitter : @Kazim__Yaman

Mail : kazimyaman@babamansur.org.tr