Diğer Yazı Başlıkları

08 KASIM KADIKÖY ALEVİ MİTİNGİ ÖNCESİNDE BİR DEĞERLENDİRME

​Alevi toplumu kentleşme ile beraber homojen yapısını kaybetti.Büyük çoğunluğumuz köylerde gelir düzeyimiz birbirine yakınken ,kentleşme ile beraber düşük,orta ve yüksek gelirli olarak farklılaştık.Siyasi görüşlerimizde aynı evrimi geçirdi.Önceleri CHP siyasi çizgisi hakim iken kentleşme ile beraber Sosyalist sol , Liberal sağ , Milliyetçi sağ gibi siyasi görüşlerde Aleviler içinden taraftar buldu kendine.

 

 

Sağ siyasi gelenek kadrolarının bir kısmını Din hassasiyeti yüksek örgütlenmelerden

sağlamış ve bu tercihi sağ siyaseti elli yıldır iktidarda tutmakta.Din eksenli kurumlarda, sağ siyasi partiler yelpazesinde, milliyetçi sağ’dan liberal sağ partilere kadar hepsinde temsil olanağı bulmuşlardır.Sağ siyaset ve dini örgütlenmeler böylesine iç içe geçmişken ve yakın gelecekte bunun daha ileri boyutlara ulaşacağına dair emareler var iken ne yapmalı ?

 

Son otuz yılda bu farklılaşmaya birde etnik kimlik zemininde siyasi görüş eklendi. Ekonomik , Etnik ve Siyasi farklılaşmanın Alevi kurumlar zemininde yankı bulması elbette kaçınılmaz oldu.Kurumların yönetimine gelen heyetin sosyal-ekonomik konumu,siyasi görüşü hatta etnik kimliği kurumlarımızın Alevi kimliğinin önüne geçti adeta onu kuşattı.

 

İnsanımız Alevi olmaktan kaynaklı sorunları için çözüm beklerken kurumlarımızın çekişmelerine bir anlam vermemekte hatta kaygılanmakta. Aslında haksızda sayılmaz insanımız. Siyaset için uygun zeminler partiler iken kurumlarımızın bu denli politize olmalarını Alevi toplumun büyük kısmı doğru bulmuyor.

(Ancak Siyasi partilerimizin demokrasi ile bağdaşmayan kurumsal yapıları her yönüyle birikimli Alevi aydınına uygun değil.)

 

Alevi inancını, kültürünü, felsefesini geliştirme çabası içinde olan kurumlarımız bu çabalarında samimi iseler eğer bir yol ayırımına geldiklerini kabul etmeleri gerekir.

Alevi kurumlarımız,Alevi toplumunun tümü yada temsil ettiklerini düşündükleri kesim için dahi olsa her konuda görüş ortaya koymaktan vazgeçmelidirler.Özellikle Alevi-islam inanç kaynaklı meselelerde bu hususa dikkat etmelidirler.  

 

Alevi toplumunun inanç merkezli meselelerinin muhatabı son 900 yıldır Ocak’lar olmuşlardır.

Ancak kentleşme ile birlikte gerekli kurumsal yapılanmaya gidemediklerinden bir boşluk doğmuş ve savrulmalar olmuştur.Kent merkezli  sunni-islam geleneğinden esinlenerek ortaya konulan çözüm çabalarıda doku uyuşmazlığı nedeniyle zorlanıyor.

 

Ocak’lar kendi kurumsal yapılarını gerçekleştirip Alevi toplumuna bu bakımdan tekrar hizmet üretmeye başlayıncaya kadar süreci idare edecek bir kuruma ihtiyaç var. Bu kurum idari bakımdan ve mali bakımdan bağımsız, kendi kaynaklarına dayanan ve Ocak geleneğinin yeniden hayatiyet bulmasına yönelik alt yapıyı hazırlayan bir anlayışa sahip olmalı.

 

08 Kasım’da Kadıköy meydanında yapılacak miting için hazırlanan bildirilerden anlaşılan ezilen tüm kesimlerinin duyarlılığı harekete geçirilmeye çalışılmakta bu nedenle salt Alevi toplumun sorunlarına odaklı bir miting olmayacağı anlaşılmaktadır. 08 Kasım mitingi bu yönü ile “Alevi mitingi” tarifini aşıp kitlesel bir yön kazanmıştır.Miting sorumlusu kurum ile

İlgili bazı tereddütler olmasına rağmen, içinden geçtiğimiz ekonomik,sosyal,siyasal süreç kişisel olarak beni bu mitinge katılmaya ikna ediyor.

KAZIM YAMAN

Twitter : @Kazim__Yaman

Mail : kazimyaman@babamansur.org.tr