Diğer Yazı Başlıkları

Hz.Fatıma

​Hazreti peygamberin hayatta kalan tek evladı dır.annesi iffet ve faziletli

Haşimi.soyunun mensubu, hüveylid kızı hazreti haticetül kübradır,

Kutsanmışların nuru hazreti fatıma 20-ocak.606 tarihinde dünyaya gelmiştir,

Hazreti Muhammed’in terbiyesiyle yetişmiş annesi’nin faziletiyle donanmıştır,

 

Lakapları ise:

Zehra             :( parıl parıl parıldayan )

Sddıyka           : özden bağlı olan

Tahire              :tertemiz olan

Betül                :her türlü kirden arınmış olan

Mübarek          :kutsanmış olan

Zekiye              :her kötülükten korunmuş olan

Raziyye            :allah’ın rızasını kazanmış olan

Hayrannüsa      :kadınların en hayırlısı

Seyyide             : kadri yüce ve ulu olan,

 

Hz. Muhammed tarafından en çok sevilenler arasında onun ehli beytim,

aile halkım dediği ve on iki imamların annesi İmamı Ali cenabı murtezanın

biricik eşi, Kevser suresine konu olmuş o sure’i Rahmandırki peygamber soyunun

Hz. fatıma ve İmamı Ali cenabı murtezadan yürüyeceğini müjdelemiştir,

ve o öyle bir annedir ki, o öyle bir eştir ki hiç kimseyi incitmemiştir,

 

O ismini yüce Allahın ftırı semavatı velarddan almıştır.ve Yüce Allah der ki

“Ben onunla dostlarımı mükafatlandırır, onunla düşmanlarımı kahrederim”,

ve mescide girerken Hz. Muhammedin önünden kalktığı tek yüce hatundur

Hz. resulün bir hadisinde, Fatımayı inciten beni incitir dediği ama buna rağmen

O mübarek zat hakka yürüdükten hemen sonra en çok hakaret edilen mübarek

Cennet ehlindendir.

 

İslamın yeni yeni yayıldığı o dönemlerde Hz.Muhammed ve hadice’i kübra-

köle satın alıp azad etmeleri dolayısı ile fakirleşmiş idiler ve birde Mekkeli

müşriklerin baskı, zulüm, şiddetleri nedeniyle, Hz.Haticenin hamileliği

güçlük içinde geçiyordu ve o dönem Mekke nin sayılı ailelerinin hanımları-

doğum esnasında hemşire çağırırlardı ama hazreti Hadicenin çağrısına hiçbir kadın

olumlu yanıt vermemişti, o yüce hatun böyle bir anda bile metanetini kaybetmemişti

Allaha hamdü sena ederken oturduğu yerden birden karşısına dört hanımın belidiğini.

gördü, onlardan biri şöyle dedi, “hiç korkma ve hiç üzülme biz seninleyiz bu doğum

sırasında kadınların üzerine düşen görevleri yerine getirmeye geldik”.

 

Daha sonra yanındakileri Hz.Haticeye şöyle tanıtı, ben ibrahimin hanımı Saray’ım

bu muzahir’ın kızı Asiye, bu imran kızı Meryem, bu da Musanın kızı Gülsüm dür,

Daha sonra Hz. haticeye yardım ettiler , hazreti Fatıma dünyaya geldi

Dünyaya gelir gelmez şöyle dedi, ben şahadet   ederim ki Allah tan başka bir

ilah yoktur, babam Allahın elçisi ve peygamberlerin en üstünüdür,

Ali veliyullahtır vasiidir İmamdır ve tüm evlatlarımın babasıdır evlatlarım ise bütün

Peygamber evlatlarının seyyidleridirler, Hz.Fatıma çok zor şartlar altında büyüdü

adeta her gün işkence ve zorluklar karşısında katlanıp sabretmesi korkmaması

vahiy yolu ile emredilmişti, Hz.Fatıma daha çocuk denecek yaşta diğer Müslüman

ailelerle birlikte Ebu talip deresinde adeta mahkum gibi esarete tabi tutulmuşlardı.

Açlık ve sıcaklık insanları kavururken ,o yinede de en metanetlilerinden biriydi,

 

Hz. Muhammed’in ibadet ettiği bir sırada o eşsiz insanın üstüne

hayvan pisliği atmışlardı o zaman Hz.Fatıma ve Hz.Ali yel Murteza büyük

bir cesaretle onlara engel olup Hz.Resulün üstünü temizlemiş ve peygamberi

korumuşlardı, ayrıca Hz.Fatıma babasının Taifte halkı doğru yola yani dine davet

ederken hem gördüğü hakaret ve insanlık dışı olayın tanığı olmuştu

İnkarcıların zulümleri öyle bir hal almıştı ki hazreti peygamber in ailesine ve sahabelerine

eziyet etmekten usanmıyorlardı Hz.Fatıma da bu eziyetlerin dışında kalmamış ve

hayatı bir an bile tehlikeden uzak geçmiyordu, Hz. Muhammed ve Hz.Ali,

beraber nice savaşlarda çoğunda ise Hz. Fatıma hep yanlarında, hem hemşiresi ve –

hem doktor gibi çalışır yaralarını sarar ve kılıçlarını temizler kısaca üzerine,düşen ,

görevleri yapardı,ve zaman gelip çattığında yüce Allah onların gönlüne o kutsal

evliliğin icazetini vermiş Hz. Peygamber nikahlarını kendisi islamın ve ehlibeytin

hukukuna uygun olarak kıyar,daha sonra şöyle demiştir,”bu nikah’ı Cebrail A.S

bize müjdelemiş idi”, ve bu kutlu evlilikten hz. HASAN ile hz. HÜSEYİN dünyayı

nurlandırırlar, yine bu konuda yüce peygamber bir hadisinde şöyle buyurur,

 

Ben ve Ali yüce Allahın katında bir nur idik tüm temiz sulplerden

süzülerek geldik dedemiz abdülmuttalip ten ikiye bölündük, bana nübüvvet Ali ye-

Velayet ve İmamet nasb edildi, bizden ikiye bölünen bu nur kızım Fatıma ile

İmamı Aliden tekrar birleşmiş oldu ve Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin dünyaya geldiler,

Bunlar benim ehli beytimdir benim neslim bunlardan yürüyecektir, der,

Ve öyle de olmuştur,Hz.Muhammed in, isimleri ile zikrettiği ve hadisleri ile

beyan olunan İmamlar, her biri kendi zamanını yaşamış ve beyan olunan olaylar

yaşanmıştı.

 

İslamiyet in en parlak döneminde olduğu bir dönem de,

Hz.Muhammed:, atalarının mekanını ziyaret eder ve dönüşte

Gadiri hum denen bir yeşil ve sulak vahada konaklar her kesin orada hazır olmasını

emreder, orada hutbe okunmadan önce maide suresi 57 ayeti nazil olur bu ayet,

İmamı Ali hakkında dır,İmamet ve velayet hakkındadır, ve de Hz.Muhammede

bu görevini yapmasını emreder şayet Tanrı tarafından vahy olunan bu ayeti halka

tebliğ etmezse peygamberlik görevini yapmamış olacaktır ki, bu bilinen bir ayet,

Hazreti resul,hem bu ayeti tüm halka tebliğ eder ve burada olmayanlara da sizler

duyuracaksınız der, ayrıca bunun bir veda hutbesi olduğunu beyan eder,

 

Medine ye döner ve rahatsızlığı artar ateşli bir hastalıktır günden güne

hastalığın pençesinden bitap düşer, bir yandan da onun sözlerini dinlememeye ve

Hazreti resul daha hayatta olmasına rağmen birileri bir takım siyasi oyunlar peşine

düşerler,ve o acı an gelip çattığında yanı başında ehlibeytinden ve gerçek inananları

dışında hiç kimse yoktur, onun defin işlemlerini yine onun vasiyeti üzere yerine

getirirler, birde duyarlar ki, diğer Müslüman geçinenler kendilerine halife bile tayin

etmişler,buna bir çok bahane içinde en komik bahaneleri şu olmuştur derler ki,

Peygamber vasiyet bırakmadı, peki bilmiyorlar mı peygamberler asla vasiyet siz-

Hakka yürümezler bunun en büyük kanıtı Kura’nı Kerim ve Ayetlerdir,ve yine

Hazreti Resulün yazmış olduğu ama sizlerin o kargaşada alıp bertaraf ettiğiniz

ikinci bir vasiyetname idi, bu yetmezmiş gibi daha o yüce resulün teni soğumadan

birileri hilafet sevdasına düşmüşlerdi ve peygamberin naaşı nı onun ehlibeyti,

defneder ,daha sonra duyarlar ki halife seçilmiş,

 

Araplarda eskiden beri süre gelen bir gelenekleri vardır ki onlar bu

geleneklerini Hz. Muhammedin hakka yürümesinde uygulamadılar,

peki neydi bu gelenek evet Araplar çok değer verdikleri devlet büyüklerinin

vefatlarında 40 gün milli yas ilan ederler şayet vefat eden devlet büyüğü ise bu

yas esnasın da onun yerine en uygun biri seçilirdi, bundan da anlaşılıyor ki Araplar Hz.Muhammedi hiç sevmediler dolayısıyla

onun ehlibeytini hiç sevmediler yani arap şimdi deyim yerinde ise öc alıyordu,

 

Evet halife seçilir seçilmez özellikle ehlibeyt hanedanına yapılan tüm

haksızlıklar İslam’ın yeni idarecileri tarafından oy birliğiyle desteklenir olması

bunun açık bir asimile teorisi olduğunun göstergesi idi,

Hz.Fatımaya gelince o artık gece gündüz mezarlık ile ev arasında mekik-

dokur olmuştu bu yüzden tüm Medine halkı o mübarek hatundan şikayet eder

oldular bu yüzden İmam Ali cenabı murteza, hazreti Muhammedin kabri yanında

ufak bir kulübe yapar artık Hz.Fatıma yarı zamanını babasının kabri yanında,

yarı zamanını ise çocuklarının yanında geçirir olmuştu,

 

Hz.Fatıma zaten daha önce yapılan saldırılar sonrası çok hasta idi,

ve son günlerinin yaklaştığını biliyordu İmam Ali cenabı murtezaya gerekli olan

vasiyetlerini yapmıştı, evindeki genel temizliği yapmış Hz.Hasan ile

Hz.Hüseynin üstünü başını yıkamış eve birkaç gün yetecek kadar ekmek yapmış ve

İmam Aliye : vefatından sonra evlenmesi gereken hatunu bile vasiyet etmişti ayrıca-

İslama ihanet edenlerin ve peygamberin ehli beytine kötülük edenlerin cenaze

namazına katılmamaları için,cenaze namazının gece yapılmasını , gece gömülmesini,

ve kimsenin kabrini bilmemesi içinde birkaç yerin birden kazılması, ve mezar süsü-

verilerek bırakılmasını tembih eder,herkesten teker, teker rızalık aldıktan sonra gelip-

yatağına uzanır imam Hasan ile imam Hüseyini yanına çağırır onları öper koklar ve

İmam Ali’yi çağırır,yetimlerine iyi bakmasını tembihler,ve kelime’i şehadet getirir

Hakkın rahmetine kavuşur, İmamı Ali cenabı murteza o gece Hz.Fatımanın

vasiyetini harfiyen yerine getirir onun dediği gibi de, değişik yer de ve aralıklarla

birkaç tane mezar daha hazırlar, ertesi sabah herkes Hz.Fatıma nın Hakka yürüdüğü

duyulmuş oldu,

 

Hz.Fatıma Medine halkının ehli beyte davranışlarını şöyle dile

getirir bu hem bir şikayet hemde kendi iç dünyasını dile getiren bir itiraf gibidir,

Ahmedi muhtarın vefatından sonra Fatımanın gözü yaşı sel oldu

ahı gök yüzüne direk oldu,efganındn felek aynası siyaha boyandı,

Fatıma al çıkarıp kara bağladı,günlerce gecelerce ağladı, Medinenin münafıkları-

gelip Hz.Ali’ye dediler’ki, Ya Ali fatımanın ahından bizim gözlerimize uyku

girmiyor, söyle şuna gece gündüz ağlamasın, gece ağlarsa gündüz dinlensin,

gündüz ağlarsa gece sussun,

 

KUMRU BİR MEDHİYESİNDEHZ,FATIMA İÇİN ŞÖYLE SESLENİR BİZLERE,

Koydu kadem bu alemi imkana fatıma

Geldi hemişe nalei efgana fatıma

Hoş gün görmedi cihanda gönlü açılmadı

Düştü zamanede nice tufana fatıma

Hatice gibi bir anadan ayrıldı

Alemde yandı ateşi hicrana fatıma

Başına sardı Ahmedi Muhtar karesin

Darı fenada kaldı zelilane fatıma

Ateş düştü kapısına yandı dergahı

Muhtaç kaldı derdine dermana fatıma

Kırıldı kaburgası şehid oldu muhsini

Gark oldu lale gibi kızıl kana fatıma

Sine dağlı mescide çektiler emoğlunu

Gamdan dönerdi göz yaşı ummana fatıma

Gasbı fedek cefayı adü zulmü eşkıya

Her dem gelirdi nalei efgane fatıma,

 

 

Cenabı Haydar Fatımanın başını dizinin üzerine alıp ağlayarak ey Muhammed-

yadigarı eğer vasiyetin var ise bana söyle dedi,

Fatıma dediki,” visal günü geldi sevgili babama kavuşacağım için seviniyorum,

dünyanın derdinden belasın dan ve düşmanın zulmünden cefasından kurtuluyorum,

ama yavrularım Hasan ile Hüseyni gözü yaşlı bırakıp sizlerden ayrılıyorum,

Zeynep kara güne düşer Gülsüm yetim kalır”,

 

Haydar dedi zamanında seni incitmişsem bana helalık ver ,bağışla beni,

ecel yaklaştığını anladı, el kaldırıp şöyle dua etti Fatıma

 

Ey hudam bu nalei ahu efganım hürmetine

Ata gamında yatan hasta canım hürmetine

Kırık kaburgalarım sakat, şehit oğlum

O Muhsin adlı benim hemzebanım hürmetine

Yanan kapım kolumun döğülmüş, kırık yeri

Yanık yürekteki suzi nihanım hürmetine

Kapı ardında kırılmış kemiklerin yarası

 

Gözümden akan kanlı yaşların hürmetine

Günahsız kolu bağlı garip emmoğlum vaay

Hüseyinle Hasanı nevcivanım hürmetine

Bağışla atam ümmetinin günahlarını

Günahsız dağılan hanümanım hürmetine

Tamam etti duasınışemi haclei naz

Sarayı ariyetten etti cennete pervaz,

 

Dışarıda bekleyenler ses kesildiğini anlayıp Fatımanın odasın girdi gördülerki

mübarek bir nur baş ucunda döner ve Hz.Fatıma teslimi ruh eylemiş.

Beni haşim hanımları başına yığılıp figan eylediler alları çıkarıp kara bağladılar,

cenabı Haydar baş ucuna oturmuş ağlar,

Onun mübarek naşını eliyle gasleyler, olgece hep beraber kabre defin ettiler

Ol cenabı Fatımanın vasiyetini yerine getirdiler inkarcılara haber etmediler,

 

Selam olsun onun atası Muhammede anası Haticei kübraya

Ol şanı yüce Ali’yül murtezaya, ve cenneti ala’nın iki şehidi imam Hasan’ı-

Mücteba ya kerbelanın imamı imam Hüseyine

Onlar kevserin başı, Kevser ise Hz.Fatımanın kendisi idi halada öyledir.

Kimki bunu böyle bilmez ise kördür bu dünyada kör olan ahirette de kördür

Kuran onlarla başlamış onlar ile bitmiştir,

Onların yüzü suyu hürmetine ALLAHIZÜLCELAL bizleri

barışa, kardeşliğe,dürüstlüğe,ve ehli beytin nurlu yoluna ilete, cümle canlara

Sağlık sıhhat,hayırlı evlat bol kısmetler ihsan eder inşallah,

ALLAH,,ALLAH……………

 

Edep onun sözlerinden bir ses

İffet onun fevziyle vücut bulmuş

Şefkat onun mayasıyla yoğrulmuş,

Nezaket ve haya ondan öğrenilmiş

Sevgisi,düzen kuran bir düstur.

Sözü, sulh yapan bir hikmet

Susması, kusur yakan bir fazilettir,

O cennet kadınlarının sultanı

Onu örnek almak kurtuluştur,

Melahat, onun yüzü

Semahat, onun huyu

Sema ona hayran

Cennet ona aşıktır,