Nevruz

Nevruz; hem Hz. Ali Efendimiz’in doğum günü hem de Hz. Fatma ile evlenme günü olduğundan ve ayrıca gece-gündüzün eşitlendiği ve tabiatın orta doğuda o gün canlandığından dolayı Alevi toplumunda kutsal sayılır.

Ahmet Cevdet’in yazdığı Kısas-ı Enbiya kitabının birinci cildi sayfa 235’te Son Veda Haccı’nın, Mart’ın 21’inde olduğu yazılı. Son Veda Haccı’nda Gadir Hum mevkiinde nübüvvettin sona erdiği ve velayetle Hz. Muhammet’in yerine Hz. Ali’yi vekil bıraktığı bir hakikattir.

Alevilerin en büyük bayramı Nevruz Bayramı’dır. Bu günün anısına sazlar çalınır, deyişler söylenir, şerbet dağıtılır, cemaate tatlı verilir, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılır. Günün önemi bakımında yöresel etkinlikler yapılır, gençlerin bir araya gelerek birbirini tanıması ve etkinliklerde yeteneklerini göstermeleri sağlanır. Akşam Cem tutulur, bu Cem’ler daha bir güzel geçer. Bunların dışında Hz. Ali Efendimiz’in velayeti, Hz. Muhammet Efendimiz’den teslim aldığı gündür Nevruz! Eski Türkler’in kendi köylerinden çıkarak obalarına gittikleri ve ilkbaharı kutladıkları gün olarak da bilinmektedir. Günümüzde de Türki Devletleri’nde de bu kutlamalar yapılmaktadır. Aleviler, 21 Mart’ta yerle göğün secde ettiğine, bütün ağaçların secdeye kapandığına inanırlar. Şu vazgeçilmez bir gerçek ki yöremizde tabiat o gün canlanır. Yerle göğün secde etmesinin hem zahiri hem de batıni anlamları vardır. İşte bütün bunlardan dolayı Alevi toplumu için Nevruz’un önemi çoktur.


SÜLEYMAN METİN